Page 71 - Tarih ve Düşünce_64
P. 71

MART 2006                             modernleşmesinin tarihini en iyi şekilde Sebil Tarih



                                                      ser Ortaçağ İslam dünyasında   bine dayalı dogmatik, imanî boyutunu
                  Divine Will and the Mechanical
                                                   EGazalî'nin ünlü Tehâfütü'l-Felâsife-   güçlendirmişti.
                Philosophy: Gassendi and Descartes
                                                   'sine vücut veren "tabiî zaruret ve   Bu tartışma İbni Rüşd ve Thomas
                 on Contingency and Necessity in
                                                   imkân" konusunda Batıda ortaya çıkan   Aquinas sayesinde Batı dünyasına da
                       the Created World
                                                   tartışmayı iki ana isim Pierre Gassendi   intikal etti. Ortaçağ İslam dünyasındaki
                 (İlahî İrade ve Mekanik Felsefe: Halk Aleminde   ve Rene Descartes etrafında ele alıyor.   bu tartışma din ilmi açısından Allah'ın
                   İmkan ve Zaruret Hakkında Gassendi ve   Bu, İslam terminolojisinde ulûhiyet ve   yarattığı dünya ile ilişkisini ele alıyordu.
                  Descartes), Margaret J. Osler, Cambridge   rubûbiyet kavramlarıyla ifade edilen   Ancak 1500'den sonra Batıda bilimsel
                      University Press, 2004, 284 s.  Allah'ın yaratıcı ve Rab sıfatlarıyla ilgili   devrimin başlaması ve özellikle
                         ISBN 0-521 -52492-X       merkezî konuyu oluşturuyor. İslam   Aristo'nun geleneksel evren tasavvurun­
                                                   dünyasında Abbasiler zamanında Aristo   dan bir kopuşu simgeleyen Nevvton'un
                                                   felsefesinin tercümesiyle başlayan felse­  evren görüşüyle birlikte bu tartışma da
                                                   fî hareket, İslam düşüncesine bir tehdit   teolojikten epistemolojik bir zemine
                                                   getirmişti. Aristo ve onu izleyen İbni Sina,   kaydı. Katolik Kilisesinin yozlaşmasından
                     Divine will                  Allah'ın, ilk sebep olarak yarattıktan   dolayı Hristiyanlığın tedricen teşriî boyu­
                        AND THE                    sonra kâinatı kendi kendine işleyecek   tunu kaybetmesi, tabiatıyla Batılı insan­
                                                   şekilde bıraktığını, kendine özgü bir   da doğru bilgi arayışını doğurdu.
                     MECHANİCAL                    düzende işleyen tabiatta bulunan   Gassendi, tamamıyla ilahi iradeye bağlı
                     philosophy                   sebep-sonuç ilişkisiyle tabiat kanun­  bir dünya tasvir etti. Ünlü "düşünüyorum
                                                   larının keşfedilebileceğini öngörmüşler­  o halde varım" düsturuyla modern felse­
                                                  di. Gazalî, mantıkî olarak Allah'ın   fenin babası olarak kabul edilen
                     Gassendi and Descartes
                    I | Necessity in dx Created   fikre karşı çıkarak, Allah'ın her an kâinatı   kendi kendine işleyen bir evren tasarladı.
                                                                                    Descartes ise tam aksine, bir makine gibi
                                                   rubûbiyet vasfını ortadan kaldıran bu
                      on Contin^ency and
                            World                 tasarrufu altında bulundurduğunu, tabi­  Bunun zorunlu sonucu ise Tanrı'nın kural
                                                  at olaylarının bir sebep-sonuç ilişkisine
                                                                                    koyucu, buyurucu vasfının tanınmadığı
                                                  dayanmadığını, tabiî kanunlar denen   deizm ve ateizmdi. Bu kritik tartışmanın
                                                  düzenliliklerin aslında zihnin sürekli aynı   Batı düşünce dünyasında daha sonra 19.
                     MARGARET J. OSLER            şeyleri gözlemlemesinin eseri olan   asırda zirveye çıkacak deizm ve ateizme
                                                  alışkanlıklardan ibaret olduğunu vurgu­  zemin hazırlayan derin tazammunları,
                                                  layarak İslam düşüncesinin Eşarî mezhe­  eserin önemini arttırıyor. E




                                                  II |Xendini bilen, rabbini bilir" hadisinin   oluşuyor. Locke ile başlayan ikinci kısım,
                 The Idea of the Self: Thought and   lxde belirttiği gibi, insanın kendini   İngiliz modernliği üzerine yoğunlaşıyor.
                Experience in Western Europe since
                                                  tanıması ile Allah'ı tanıması birbirine   Fransa odaklı üçüncü bölüm, ana figür­
                     the Seventeenth Century
                                                  bağlıdır. Batı insanı tedricen Kilisenin   ler olarak Descartes, Condillac, Diderot,
                                                  teslis doktriniyle bir muamma haline   Rousseau, de Biran ve Constant'ı ele
                 (Ben Fikri: Onyedinci Yüzyıldan Beri Batı Avrupa'da
                 Düşünce ve Deneyim), Jerrold Siegel, Cambridge   getirdiği rabbini tanımaktan aciz   alıyor. Alman idealist felsefesine ayrılan
                University Press, 2005, 724 s. ISBN 0-521-60554-7  kalmıştır. Ortaçağlardan sonra gelen   dördüncü bölüm, başlıca Kant, Herder,
                                                  Rönesans ile başlayan Hümanizm ile   Humboldt, Goethe, Fichte, Novalis,
                                                  Batılı insan, Kilisenin hiçe saydığı kendi   Schelling ve Hegel'in benliğe yak­
                                ilbûEL
                                                  ben'ini, özgür irade adıyla Tanrıya karşı   laşımını ele alıyor. Yalnız bu coğrafî sınır­
                    THE IDEAOF THE SELF           kurmaya çalıştı. Ancak Batılı insan   lamadan dolayı bu konuda önde gelen
                                                  Tanrıdan uzaklaştıkça kendi benini de   DanimarkalI filozof Soren Kierkegaard
                                                  kaybetti ve böylece zamanla Tanrı gibi   ihmal edilmiş. Bütün ülkeleri kapsayan
                                                  benliği(selfhood) de bir muamma   modern dönem ise, Coleridge, Mili,
                                                  haline geldi. Bu devasa çalışma, bu   Danet, Foullie, Bergson, Schopenhauer,
                                                  merkezî fikir etrafında modern Batı   Nietzsche, Heidegger, Foucault ve
                                                  düşünce tarihini tarıyor. Gerçekte benlik   Derrida üzerine yoğunlaşıyor. Bununla
                                                  konusunun merkeziliği, Batılı düşüncenin   birlikte dikkati çeken bir husus,
                                                                                    Fransa'nın Katolikliğin kalbini oluştur­
                                                  çıkarmaya yarıyor.                masından dolayı Descartes'tan Fouca-
                                                     Çalışma, kabaca 1500'den, Descar­  ult'ya en çok Fransız filozofların bu konu­
                                                  tes, Leibniz ve Locke'dan itibaren   da kafa yormuş olduğunu göstermesi.
                                                  konunun tarihini çıkarıyor. Birinci kısmı   Çalışmanın sonunda insan, "Batılı insan
                                                  oluşturan giriş yanında çalışma, Avrupa   benliğini bulabilecek mi? sorusunu sor­
                                                  geleneğinin üç ana ülkesi İngiltere,   madan edemiyor; ancak bu, Tanrıyı bul­
                                                  Fransa ve Almanya'nın ardından mod­  madıkça mümkün olacakmış gibi görün­
                                                  ern dönemi ele alan dört ana bölümden   müyor. [j]



          70 TARİH VE DÜŞÜNCE
   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76