Page 73 - Tarih ve Düşünce_64
P. 73

MART 2006    Rum Göçmenlerin KökeniSebil Tarih






                  KARŞI YAKADAN İTİRAFLAR


                      nadolu'da eski çağlardan beri birçok halkın   yaşadığı ve göçlerle sürekli değişim gösteren etnik
                      yaşadığı, bunların birbirleriyle kaynaştığı, farklı   yapının içinde Yunan kökenli nüfusun daima azınlık­
                      devletlerin hakimiyetiyle zaman zaman ayrıştığı,   ta kaldığıdır. Bunun Bizans döneminde dahi böyle
               Aayrıca sürekli şekilde göçlerin olduğu tarihî bir gerçektir.
                                                                 olduğu, hatta Bizans'ın kültürel olarak da bu toprak­
               Yani, Asya ile Avrupa arasında kültürlerin ve medeniyet­  larda -muhtemelen dönemin teknik ve ulaşım şart­
               lerin geçişini temin eden, hatta bir dereceye kadar   larından- hakimiyetini tesis edemediği bir gerçektir.
               beşiklik eden Anadolu yarımadasının bir köprü görevi   Yazara göre, Fransız İnkılabı'nın yaydığı cereyan­
               gördüğü bilinmektedir. Tarihi süreç dikkate alınırsa   lar ve Batı'da değişen iktisadi-siyasi yapıların etkileri
               dünyada bu kadar yoğun bir coğrafî bölge azdır.   Osmanlı toplumunu etkilemekte gecikmedi. Nihayet
                  Bahsi geçen bu coğrafyada etnik yapının oluşu­  Osmanlı yönetiminin çekim gücünün gevşemesine
               munu, kültürel ve siyasi hakimiyetini yayan devlet­  paralel olarak ortaya çıkan uluslaşma süreçleri
               lerin konumunu ve nihayet tarihî meseleleri Anadolu   beraberinde Türk düşmanlığını da getirmiştir.
               ve Rum Göçmenlerin Kökeni adlı kitabında ele alıp   İmparatorluğun hakim gücünü temsil eden Türklerde
               inceleyen Yunanlı yazar Georgios Nakracas, bu     ise zıt bir anlayış uzun bir dönem görülmedi, görüle­
               süreçleri kendi zaviyesinden ele alıp değer­      mezdi de. Zira, devleti ve Osmanlı topraklarını bir
               lendirmektedir. Türk okurları açısından eserin önemi­  arada tutmanın ve korumanın şartı -ayrışmayı
               ni artıran hususlardan birisi, Yunanlı bir yazarın daha   körükleyen bir düşüncenin ivme kazandığı bir
               ziyade kendi kültürel kaynaklarına dayanarak ve   dönemde- yapıcı bir rol üstlenmekten geçmekte idi.
               mümkün mertebe objektif kalmaya özen göstererek   Ancak bu, neticede fazla bir şey değiştirmiyordu.
               konuları ele almasıdır. Nakracas, Kıbrıs sorunuyla   Zira, 'Türk düşmanlığı, Yunan ulusal kimliğinin
               ilgili kitabının son kısmında ilave ettiği makalelerde   olmazsa olmaz bir yapıtaşını oluşturuyordu."
               bunu açıkça göstermektedir. Yunan ulusalcılarının    Antik Yunan hayranlığının Batılı aydınları sardığı
               tezlerini gerçekleştirmek için tarihi nasıl tahrif ettik­  bir zamanda devlet kurmayı başaran ve kendilerini -
               leri, sürekli böyle bir anlayışın içinde kalarak ortaya   tarihi gerçeklere aykırı düşmesine rağmen- Eski
                                 koydukları politikalar ve bun-   Yunanlıların varisi olarak gören Yunanlılar,
                                   dan her iki toplumun nasıl    Anadolu'yu ele geçirme düşüncelerini Megalo İdea
                                    zarar gördüğü hususunun      ile ifade etmişlerdir. Bu noktada daima Avrupa'nın
                                      üzerinde cesaretle dur-    yardımlarını ve teşviklerini gören Yunanlıların, pro­
                                       maktadır. Bunun yanında   pagandanın da etkisiyle birçok maceraya girmesi
                                 rl dikkatli okuyucular bazı     kaçınılmazdı. Aslında yan yana yaşayan iki toplum
                                          düşüncelerini tartış-   açısından bir tıkaç işlevi gören karşılıklı düşmanlık­
                                            malı bulacak         ların, emperyalist devletlerin politikalarını kolay­
                                             olsalar da, yazarın   laştırdığı, onların lehinde, Türk ve Yunan toplum-
                                             altını çizdiği en   larının aleyhinde bir durum meydana getirdiği bilin­
                                              önemli hakikat,    mektedir. Nakracas, bu gerçeğin farkında olduğunu
                                                   Anadolu'da    hissettirmektedir. Bundan dolayı olacak ki,
                                                   birçok        Yunanlıların Anadolu'da daima azınlıkta kaldığını,
                         Anadolu ve Rum            halkın        Pontus'ta dahi başından beri bu durumun geçerli
                           Göçmenlerin                           olduğunu belirtmektedir. Hatta, etnik unsurlarla ilgili
                             Kökeni                              din eksenli bir ayrışmanın yaşanmasından kay­
                                                                 naklanan yanlış düşünceler ve politikalar ortaya çık­
                                                                 mış, bu topraklarda her Ortodoks Hıristiyan'ın Rum
                                                                 olduğu zannedilmiştir. Anadolu'da en yoğun bölge­
                                                                 lerde dahi oranın ’Zt'ü geçmediği yazarın
                                                                 ifadelerinden anlaşılmaktadır.
                                                                   Sonuç olarak, yazara göre vatanperverlik duygusu­
                                                                 nun sadece "ulusalcılıkta" temerküz ettiği inancı yan­
                                                                 lıştır; hatta bir tespittir. Bu ise başka unsurların inkarına
                                                                sebep olmaktadır. Böyle bir düşünce esas alındığında, -
                                                                 bu cereyanın olmadığı geçmiş devirlerde- vatanı için
                                                                toplumların verdiği mücadeleyi, hatta Türklerin iki
                                                                 buçuk asırlık savunmasını açıklamak zordur. H
                      Yunancadan çeviren: İbram Onsunoğlu,
                       İstanbul: Kitabevi, 2006, 303 sayfa.






         72 TARİH VE DÜŞÜNCE
   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78