Page 68 - Tarih ve Düşünce_64
P. 68
Abdullah Ibn Sa'd sözünde durur ama Cercis'i Sebil Tarih
askerlerini kenara ayırıp dinlendirir ve Rumların yatıp Yeri gelmişken açıklayalım, Abdullah Ibn Sa'd'ın
uyumalarını beklemeye başlar. Güneş devrilip de göl eline hadsiz hudutsuz para geçer, her mücahide bir
geler uzayınca düşman karargâhını basar. Mücahidler ömür yetecek kadar dinar dağıtırlar.
adeta ok gibi merkeze dalar, Rum kumandanı Cercis'i Artık Afrika'da İslâm ordularının önünde engel
öldürür, prensesi esir alırlar. kalmaz, Hazret-i Osman bir an önce İspanya'ya
geçmelerini emir buyururlar. Zira o günlerde Muaviye
bin Ebi Süfyan, Suriye sahillerinde hazırladığı donan
öldüren cengaver bir türlü ortaya çıkmaz. Ödüle hak
ma ile deryaya açılır, Rumlar ve İtalyanlar Bahr-i
kazananı bulmak için prensese müracaat eder, babanı
Sefid'de (Akdeniz'de) dolanamaz olurlar. Sonra Kıbrıs'ı
öldüreni gördün mü diye sorarlar. Kız hiç tereddüt
alır, Müslümanlara üs yapar. Eğer bir güç de Ispanya'
etmeden Abdullah İbn-i Zübeyr'i gösterir ve "işte o"
dan yola çıkarsa, hele hele Balkanlar'da bir mevzi tutu
diye fısıldar. Ancak büyük sahabenin parayla pulla ve
lursa, İstanbul dayanamaz. Bizans Avrupa'dan yardım
kadınla kızla işi olmaz, o sadece rızayı İlahi için
almadıkça ayakta duramaz.
savaşır, karşılığını dünyada almaktan çok korkar. Hal
böyle olunca esireyi ganimetlerle birlikte Medine'ye Üç aşağı beş yukarı umulan olur.
yollarlar. Lâkin bir başka bahara..1U
TARİH VE DÜŞÜNCE 67

