Page 66 - Tarih ve Düşünce_64
P. 66
Sebil Tarih
MART 2006
Babası Aşere-i mübcşşereden Zübeyr bin Avvâm, annesi €bû Bekr-i
SıcJcJîk'ın kızı €smâ (radıyallahu anha), teyzesi mü'minlerin annesi
Âişe-i Sıddîka, ninesi de (Resûlullahın halası) Hazret-i Safiye olunca...
Onu çağırıp kendine müşavir yapar, Mısır'a da genç ve kişilik bir ordu hazırlar. Bunlar eğitimli, disiplinli, kan
gayretli mücahidlerden Abdullah Ibn Sa'd bin Ebi Serh'i dökücü ve acımasızdırlar.
yollar. Cercir başkent Subaytala'ya bir günlük mesafede
Abdullah İbn Sa'd Kuzey Afrika'da güzel bir hava ordugahını kurar, Müslümanları sahrada karşılar.
yakalar, eğer izin verilirse Atlas okyanusuna hatta
Ödül konunca
Ispanya'ya dayanacağına inanmaya başlar. Hazret-i
Osman mevzuyu istişareye açar, eshabın ileri gelenleri
Abdullah Ibn Sa'd birkaç adamıyla Cercis'in çadırına
teklifi "yerinde" bulur ve aralarında çok sayıda
gider ve "ya İslâmî kabul edin kardeş olalım" der, "ya da
sahabenin de bulunduğu bir orduyu takviye yollarlar.
bayrağımız alcında yaşayın"
Abdullah bin Nafi bin Abdulkays ve Abdullah bin Nafi
- Bayrağınız alcında yaşarsak elimize ne geçecek
bin Husayn komutasındaki kuvvetler, Abdullah Ibn Sa'd
- Sizden sadece cizye alacağız, buna mukabil dirlik
ile birleşir ve batıya doğru açılırlar. O günlerde bölgeyi düzenlik sağlayacak, ülkenizi koruyacağız.
(Trablus'tan Tanca'ya kadar) Romalılardan sorarlar, ki Cercis bir avuç cengaverin koruma teklifine gülüp
vali Cercis (Gregorios) güç bakımından imparatorlara geçer "peki sizi benden kim koruyacak" diye sorar.
fark atar. İslam ordusunun topraklarına doğru Hasılı görüşme gergin geçer ve kılıçlar kınından
ilerlediğini duyunca 20 bini süvari olmak üzere 120 bin çıkar.
Romalılar savaşı bile keyflerine göre yapar, öğleye
kadar çılgınca vuruşur, paydos borusu öttümü iki elleri
kanda olsa dövüşü bırakır, yemeklerini yer, uyuyacak
gölge ararlar. Yani bir nevi siesta filan. Kaylule gibi bir
alışkanlıkları olduğu için bu Araplara da uyar, güneşin
kızgın anlarında çadırlarına çekilir, yarma hazırlanırlar.
Cercis başlangıçta bu küçük orduyu ciddiye almaz
ama bu rahavet ona pahalıya patlar. Bakar kayıplar
artıyor, Abdullah Ibn Sa'd'ın kafasını getirene yüz bin
dinar ve öz kızını vereceğini açıklar.
Ortalık bir anda kafatası avcısıyla dolar, Tekfurun
dünyalar güzeli kızı için gözünü karartan haydutlar
tuzak üstüne tuzak kurar. Abdullah Ibn Sa'd ihtiyatlı
davranır, kıyafetini değiştirir, yüzünü saklar ve ulu orta
insan içine çıkmaz. İyi de komutan dediğin meydanda
gerektir, saklanarak savaşmak nereye kadar?
TARİH VE DÜŞÜNCE 65

