Page 47 - Tarih ve Düşünce_64
P. 47

düşman karşısındaki cengaverliğini Sebil Tarih
              MART 2006




                    Kanlısırt'ta mitralyöz susturanların torunları suskun kalmamalı...






                    Düşman kurşunu değil,



                   vefasızlık yıkıyor!..






                   Fatih Selek*











                   nsanları yücelten iki büyük   evvel, Çanakkale'nin serin sularında  yözü vardı ki, frkanın bütün cep­
                İ  meziyet vardır: Erkeğin cesur   bir milletin 'ölüm-kalım' mücadelesi   hesini taciz edip duruyordu. Daha
                                                                                  ikmâl edilememiş siperlerden bazı­
                   kadının namuslu olması. Bu iki
                                                 veriliyordu.
                   meziyetin yanında hem erkeği, hem  Onbaşısından, teğmenine, bin­  ları bu mitralyözün (ağır makinalı
                kadını şereflendiren bir meziyet   başısından generaline hülasa en alt   tüfek) ateşi altında idi Ara sıra acı
                vardır. İcabında tereddütsüz canını   rütbeden en üst rütbeye kadar, or­  haberler alıyorduk: Üçüncü bölüğün
               feda edebilecek kadar vatanına bağlı   dunun bütün komuta kademesi yek   emir eri sipere gelirken vurulmuş,
                olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve   vucut olmuş, milletinden adığı   dördüncü mangadan bir nefer şehit
               fazilete sahip kahramanlardır. Bun­  destekle emperyalizme karşı müca-   olmuş... Yüzbaşı yaralanmış, artık
                dan dolayıdır ki Türkler öldürü-   dale ediyordu.                 bu mitralyöz bizim için meşum
                lebilir, lâkin mağlup edilemezler"                                olmaya başlamıştı.
                                                    Herkesin adı Mehmed             Hatta bombalardan, torpillerden
                   Milletimizi tahlil eden bu söz bir                             daha meşum! Çünkü bu silahların
                yabancıya, ünlü Fransız İmpara­     253 bin şehid şehit verdiğimiz   az çok mizacını biliyorduk. Mesela
                toru Napoleon Bonaparte ait.     muharebede yüzlerce destan yazıl­  büyük torpil makinesi haftada iki
                   Fransız İmparatorunun da tec­  dı. Bu destanı yazan kimi zaman bir  gün bizim cephemizi ziyaret ediyor­
                rübe ettiği gibi, milletimizin vatan   yüzbaşı, kimi zaman bir teğmen, ki­  du. Bombalar daha ziyade akşam­
                müdafasındaki gözüpekliğini ve   mi zaman bir onbaşı oldu. Yüzbaşı   dan sonraki ziyaretçilerimiz meyâ-
                                                 Mehmed Hilmi, Ezineli Yahya Ça­  nına dahildi. Velhasıl dâimi bir üfet
                ispat eden sayısız muzafferiyetler   vuş, Cideli Mehmet Çavuş, BalI­  neticesi olarak harbin kendisine
                nakşedildi tarihin sayfalarına. Ça­  kesirli Seyyid Onbaşı bilinenler... Ya   mahsus itiyatlarını öğrenmiş, ruhu­
                nakkale muharebesi de zaferle    bilinmeyenler...                 muzda bir huzur ve sükûn tesis ede­
                sonuçlanan en mühim, en kanlı şa-   Afyonlu Mustafa Çavuş da işte   bilmiştik. İşte Kanlısırt'taki melun
                vaşlardan biridir. Muharebe, zama­  bu bilinmeyenlerden...       mitralyöz bizim bu kıymetli asay­
                nımıza yakınlığı ile de hafızalarda   Bir bölük kumandanının hatıra   işimizi ihlâl ediyordu. Gece toplan­
                tazeliğini korumaktadır. Zira cephe­  defterinden Mustafa Çavuş'un hi­  mış konuşuyorduk. Devamlı yap­
                de çarpışmış yaşayan gazilerimiz,   kayesini okuyunca dehşete kapıl­  tığımız musahabe bu uğursuz nokta
                dehşeti canlı kaynaklarından dinle­  dım. Defterde şöyle yazıyordu:  üstünde deveran ediyordu:
                yen dedelerimiz mevcut.             "Kanlısırt'taki düşmanın ileri   -Eey... Bu mitralyöz tahrip edi­
                   Çok değil, bundan tam 91 sene   siperlerinden birinde tek bir mitral-   lemeyecek mi?




            46 TARİH VE DÜŞÜNCE
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52