Page 49 - Tarih ve Düşünce_64
P. 49

48 TARİH VE DÜŞÜNCESebil Tarih





                şehit düşmüş.                     ralyözü susturduğunda 23’ün-
                   Mustafa Çavuş, arkasında       deymiş. Muharebe bitip köyüne
                zaptettiği mitralyöz, gözlen yaşla   döndünde ise 25’inde... O vakitler
                dolu yanımıza geldi. Kaybettiği   memleketin ahlvali malum. Her­
                arkadaşının teessürüyle titreyen   kes gibi Koca Çavuş da çok sıkın­
                bir sesle ve kendi şivesiyle:     tılar çekmiş. Ne sırtı doğru dürüst
                   "Alun şu uğursuzu" dedi. "Bana   gömlek görmüş, ne de üzerine
                pahalıya oturdu!"                 oturacak bir minder bulabilmiş.
                   Bu hatırayı okuduktan sonra    Ömrünün geri kalan kısmını bir
                tüylerim diken diken oldu. Soğuk   hasır üzerinde geçirmiş. Fakat
                bir ter bastı. Zira yazının sonunda   bundan hiç bir vakit mütessir
                "Kendisi Akşehir'in Karapınar     olmamış. Gazi arkadaşlarıyla köy
                nahiyesinden Mehmet oğlu Mus­     odasında torunlarını dizlerini
                tafa Harp Mecmuası Sayı: 9, s.    oturtup yaşadıklarını nakletmişler
                138-139" yazıyordu... Ben de aynı   bir bir...
                                                                                                     Mustafa Ülker
                köyde büyüdüm, aynı köyün
                havasını teneffüs edip, aynı top­   "Heykel Koca"                  lüyor, Koca Çavuş’un isminin
                rak yollarda yürüdüm.                                              yaşatılmasını, onu hatırlatacak,
                   Memlekete gittiğim ilk ziya­     Düşman mevzilerine karşı       genç nesillere anlatacak çalış­
                rette, Mustafa Çavuş'un toru­    heykel gibi doğrulan kahraman     maların yapılmasını istiyor.
                nunun yanına uğradım. Dede­      Çavuş, köyünde ‘Heykel Koca”         "Belki" diyor, “Kültür Bakan­
                sinin hikayesini bir de ondan din­  namıyla anılır olmuş. Koca çavuş,   lığı belki Valilik birşeyleryapabilir.
                ledim. Mustafa Ülker'in dedesini   vatanı için birşeyler yapmanın   Ama ne olursa olsun dedemin ismi
                anlatırken gözleri doldu.        huzuru ile 1948 yılında rahmeti   yaşatılmalı. Çünkü onlara çok şey
                   Anlattığına göre her yıl Ça­  rahmana kavuşmuş.                 borçluyuz... ”
                nakkale Valiliği'nden, bazen de     Mustafa Ülker, dedesini baba­     Biz de buradan Mustafa Bey’in
                Ankara'dan dedesinin fotoğrafı­  sının anlattığı kadar biliyor. “Ne   isteğini duyuruyor, yetkililerin,
                nın istenildiği bir mektup geliyor­  yazık ki ben doğmadan önce öl­  ilgililerin ve tarihi varlıkların
                muş. Fakat ne mümkün. Değil      müş, göremedim” diyor. Ancak      korunması konusunda verdiği
                Mustafa Çavuş'un fotoğrafını bul­  ondan yadigar kalan ismini de   çabalarıyla dikkat çeken Af-
                mak, merhumun mezarı bile belli   şerefle taşıyor. Taşıyor taşımasına   yonkahisar Valisi Muzaffer Di-
                değil. Tıpkı onunla birlikte cepheye   ama Mustafa Ülker biraz dertli...  lek’in dikkatini çekiyoruz...
                gidip dönen gazi arkadaşlarının     Zira dedesinin kahramanlığı­     Düşman mitralyözünün yıka­
                olduğu gibi...                   nın, değil il genelinde ilçesinde bi­  madığı Mustafa Çavuş’u, unut­
                   Mustafa Çavuş, uğursuz mit-   le yeteri kadar bilinmediğini söy-  turarak yıkmayalım diyoruz...®

                   Gazeteci*



















                         Şairin dediği gibi bir ürpertidir ruhlarda Anadolu mezarlıkları "Çiçeksiz, çimensiz, servisiz, sessiz..."
                      İşte Mustafa Çavuş'un köyü Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesine bağlı Karapınar ve ebedi istirahatgâhı...
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54