Page 48 - Tarih ve Düşünce_64
P. 48
lâtife ettik. Arkadaşımızın bu sözü Sebil Tarih
MART 2006
-Siperleryakındır, Copça ateş ede Hepimiz asabiyetten, heyecandan
mez. sararmıştık. Avuçlarımızdaki tüfek "Kanlısırt'taki düşman
-Bir hücum yapsak! leri sıkıyorduk. Şu dakika hücuma
siperlerinden birinde
-Kumandan müdâfaada kalmayı kalkmak için öyle dayanılmaz bir
tercih ediyor. arzu duyuyorduk ki... Hey yâ Rabbi tek bir mitralyöz
-Sen ne dersin ha Mustafa Ça eğer gidenler gelmeyecek olurlarsa!..
vardı ki, Fırkanın bütün
vuş, can sıkmaya başlamadı mı bu Bu sefer orada kalsak bile ey Kan-
mitralyöz? O, cevap vermedi. Derin lısırt'taki düşman mitralyözü artık cephesine göz
derin düşünüyordu-, fakat doğrusu sen yerinden oynamıştın! açtırmıyordu. Gece bu
ya en babayiğidimiz de kendisi idi. Kulaklarımız toprağa yapışmış,
uğursuz silahın nasıl
Bahis değişmek üzere iken Mustafa karanlıklar içinde gittikçe artan
Çavuş bir heykel gibi karşımıza dikil kurşun seslerini, bomba uğultula yok edileceği
di: 'Ben bunu gidip getiririm!" dedi. rını dinleyerek tam bir çeyrek bu konuşulurken AFyonlu
"Satmıyorlarmış galiba!.." diye vaziyette bekledik.
MustaFa çavuş siper
İnanılmaz şey! Mustafa Çavuş
ciddi söylediğine kânı değildik. Fakat arkasında bir mitralyözle geliyordu. den bir heykel
o hiç tavrını bozmadı. Gülümsedik Yanında bir kişi vardı. Sonra anladık
gibi doğruldu "Ben
bile. Yalnız kendini siperin üstüne fır ki, üç arkadaş, görünmeksizin iler
lattı. O zaman anladık ki hakikaten lemişler, mitralyözün bulunduğu bunu gidip getiririm”
mitralyözü almak için gidiyor. siperin içine atlamışlar, birkaç süngü dedi. Az sonra MustaFa
Kendisini en çok seven iki hemşehrisi darbesinden sonra büyük bir baskın
Çavuş iki hemşehrisiyle
arkasından koştu. Biraz sonra bu üç yediğini zanneden düşman dağıl
asker, diğer bütün gecelerden daha maya başlamış, Mustafa Çavuş mit karanlığa kayıp
korkunç, daha siyah bir gecenin ralyözü omuzlamış dönerken arka gitmişti...
enginlerine doğru kayıp gitmişlerdi. daşı alnına isabet eden bir kurşunla
TARİH VE DÜŞÜNCE 47

