Page 13 - Tarih ve Düşünce_64
P. 13

üzerinde taşımışlardır.Sebil Tarih
































                                         SARHOŞUMUZ BİLE...








                                        aradenizli bir büyüğüm fi tarihinde anlatmıştı:
                                K       gözü önünde vurmuş. Kaçarken, maktülün karısı katilin arkasından hem koşuyor
                                        Köyünde bir cinayete şahit olmuş. Adı Muhammed olan şahıs, hasmını karısının
                                        hem de "Ula Muhammed! Ula Muhammed! Aduğa yazuuk! Aduğa yazuuk! Sağa ne
                                deyeyum! Allahından bul!” diye bağırıyormuş.
                                Kadıncağızdaki şu Muhammed (sav) sevgisine, şu edebe bakın ki, derin bir şok ve acı içinde dahi
                                ocağını söndüren katile sırf adından dolayı ve Efendimize hürmetsizlik olur diye hakaret
                                edemiyor.
                                  Yani bu, bizim sıradan insanımızın imanının, gayri iradi reflekslerini bile nasıl sarıp sarmal­
                                adığına muhkem bir misal...
                                   Bir başkası daha... Buna da bizim Ramazan abi şahit olmuş:
                                   Eyüp semtine dolmuş çeken şoför bağırıyormuş "Eyüp bir, Eyüp bir!"
                                  Halinden sarhoş olduğu belli olan biri yalpalayarak şoförün yanına varmış ve kükremiş: "Sen
                                ne diyon hemşerim. Göbeğini mi kestin? Eyüp Sultan desene!.."
                                  Şehit ve gazi torunu şu gariban milletin sarhoşunda bile bir iman parıltısı ve onun hiç umul­
                                madık samimi tezahürlerini görebilirsiniz.
                                  Hele akvam-ı Islamiye içerisinde Türk’ün alameti farikası olan edep şuuru ve fartı muhab­
                               beti, kendi içinden; Peygamberimizin mübarek ayak izini kavuğunun içine nakşettirip ömür
                               boyu başının üzerinde taşıyan padişahlar, sultanlar çıkarmıştır.
                                  Yine o hakanlar ki "Haremeynin hizmetçiliğini en büyük şeref addedip ona bir nişane olmak
                               üzere alameti saltanat olan sorguçlarını süpürge şeklinde yaptırmış, tâc olarak başlarının

                                  Bizim tarihimiz muhabbet, celadet, edep ve tevazünün şekillendirdiği bir tarihtir, desek isa­
                               bet kaydetmiş oluruz.
                                  Peygamber Efendimize olan fartı muhabbetimizi hemen hemen en güzel ifade eden beyit de
                               bir Harem hanımefendisi olan Adile Sultan merhumeye aittir:

                                  Muhabbetten Muhammed oldu hasıl;
                                  Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?..
   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18